Biri Alman, ikisi Rus, üç çocuğun konuşması
Karlhen Şmit(9 yaşında): Prusyamız, Rusların bizden toprak almasına izin vermeyecek!
Petya Orlov(10 yaşında): Biz de diyoruz ki, önce biz fethettiğimize göre toprak bize ait.
Maşa Orlova(8 yaşında): “Biz” kimiz?
Petya: Sen daha çocuksun, anlamazsın. “Biz”, ülkemizin halkı demek.
Karlhen: Her yerde böyledir. Bazı insanlar bir ülkeye, bazıları da diğerine aittir.
Maşa: Ben kime aidim?
Petya: Rusya’ya, hepimiz gibi.
Maşa: Ama ya istemezsem?
Petya: İstesen de, istemesen de Russun. Ve her ülkenin kendi çarı ya da kralı vardır.
Karlhen(araya girerek): Ya da parlementosu…
Petya: Hepsinin kendi ordusu vardır ve hepsi kendi halkından vergi toplarlar.
Maşa: Ama niye böyle ayrılmışlar?
Petya: Ne demek? Her ülke farklıdır.
Maşa: Ama niye böyle ayrılmışlar?
Karlhen: E çünkü her insan kendi anavatanını sever.
Maşa: Neden ayrı olduklarını anlamıyorum. Hep beraber olmak daha iyi olmaz mıydı?
Pertya: Oyun oynamak için beraber olmak daha iyi, ama bu oyun değil, önemli birşey.
Maşa: Anlamıyorum
Karlhen: Büyüyünce anlarsın.
Maşa: Öyleyse büyümek istemiyorum
NTV Tarih dergisinin Haziran 2009 sayısındaki, Dağlık Karabağ sorunu hakkındaki makaleden alınmıştır. Derginin düştüğü nota göre “Tolstoy, 1910′daki ölümüyle yarıda kalan son çalışması “Çocukların Bilgeliği”nde çocukları çeşitli konular hakkında konuşturur.” Yukarıdaki konuşma da bunlara bir örnektir.
Daha fazla »